Bu yazı 14-12-2007 tarihinde yayınlanmıştır.

Karşı cinse karşı duyulduğunda ne kadar tehlikeli bir kelime, tabi bence. Tehlike aslında şuradan geliyor. Elbette ölümcül değil ancak bazı sıkıntılara sebebiyet verebiliyor bu yaşlarda. Bir kere genç-yaşlı kim olursa olsun “total productivity loss” - “dağılma” durumları başgösteriyor. İnsan, zihninin en parlak olduğu dönemlerde buna kafa yoruyor. Birde gerekli gereksiz efkar durumları. Hayır ilerde herkes söz yazarı olmuyor ki :) efkar herkesin işine yaramıyor ne yazık ki. Hatta kimileri için sonun başlangıcı olabiliyor. Tamam asabesk bizim ülkemizde çok tutuluyor olabilir ama zaten yeterince yapan ve dinleyen yok mu :).

İnsan fıtratına göre kendine olan güvenini yitirebiliyor, yenilmeyi kabullenebiliyor, kendini küçük görmeye başlıyor vs.vs.vs.

“Proof” filmini izleyenler bilirler özellikle 19-24 arasında insan düşünce gücü tavan yaparmış. İnsan çok daha detaylı düşünebilir, dünyevi anlamda her zamankinden daha yaratıcı olabilirmiş.

Yaptığım minik araştırmalar ve gözlemler sonucu şu ortaya çıkıyor. Bu yaş aralığını “seviyorum ülen” modunda aşk çocuğu olarak değilde kendi işine yoğunlaşmış olarak geçirenlerin yüksek çoğunluğu başarılı oluyor. Bahsettiğim durum asosyal olmak değil. Aksine, daha sosyal ve gerçekçi olmak. Şuradan örnekleyebilirim 16-19 yaşındayken biri için “çok seviyorum” demek oldukça saçmadır. Çünkü minimum 1-1.5 yıl aklını kurcalayacaktır ve illa ki unutacaksındır sonunda. Elimizde ne var? Boşa geçmiş 1.5 yıl. Geçmiş olsun.

Bahsettiğim yaş aralığında olup zihni bulanık olan arkadaşlarıma bir fikir verebilir diye düşündüm. Gerçekçi olup bir hedef belirlemek ve o noktaya doğru yalnızca yürümek en mantıklısıdır. İnsanlar ticaret için riskli der ama aşk ticaretten çok daha risklidir aslında. Arkadaşlar “bu çocuk yavaş yavaş robotlaşıyor” diyecekler :).