Seri İnternet Girişimcisi

Başlık biraz babacan olmuş olabilir ama söylemek zorunda olduğum birkaç söz var yeni arkadaşlara.

Son günlerde İstanbulDijital adıyla oturduÄŸum her görüşme masasında bir hayıflanma var. Bizim sektöre direkt “üçkağıtçı” diyen bile var.

Eğer web-bilişim sektöründe yeniyseniz öncelikle şirket kurup işi müşterilerin üzerinde öğrenmek değil de. Part time da olsa oturmuş bir düzende çalışıp işleyişi görmenizi öneriyorum.

Anlaşma olmadan nasıl olsa abi kardeşiz diye iş yapmayın. Bu hem siz hemde müşteriniz için cidden iğrenç durumlara sebebiyet berebilir. Verdiğine bizzat şahit oluyorum şu sıralar.

Bitiremeyeceğiniz bir işe asla ama asla girmeyin. Fiyatlarınızı sektöre göre verin. Çok aşşağıya inip işi alırım diye düşünmeyin. Parayı alırsınız, iş bitmez içinizde zerrre heves kalmaz işe dair. Haliyle o iş ya olmaz ya da kötü olur.

Yarın olurda sektörde tecrübe kazansanız dahi eskiden yüzünü kara çıkardığınız müşteriler yüzünden onlarca işten olabilirsiniz. Herşey iş değil hiç ummadığınız bir yerde çıkıverir karşınıza sinirli müşteri.

Tekrar asla ama asla proje maliyetinin en az  %30 unu almadan iÅŸe baÅŸlamayın. Bu karşı tarafa takip size de çalışma hırsı kazandıracaktır.

Yazdıklarımın yanlış anlaşılmasını istemem. İş yapısı konusunda olduÄŸunuzdan büyük davranmayın. Samimi olun zaten arkası geliyor. Zaten tüm iÅŸlerde anahtar kelime “samimiyet” deÄŸil mi?

Bu yazıyı son günlerde çok fazla rastladığım “kazıklanmış müşteriler” ‘in hayıflanmasından sonra yazma kararı aldım. Aslına bakarsanız benim iÅŸime geliyor İstanbulDijital’in iÅŸ kalitesi yüzünden. 100% baÄŸlı bir müşteri kazanıyorum iÅŸ tamamlandığında. Ama sektörümüze saygı uyandırabilmek için yeni arkadaÅŸların yanlıştan kurtulması ÅŸart.

Projelerimiz ilk adımlarını attıklarında yatırım ilişkileri ile ilgili sıkı çalışma yürüteceğiz. Küçük orta büyük yatırımcı arkadaşlarımız sistemde pay sahibi olabilecekler.

Şu günlerde mevcut girişimlerimiz ilk betalarına yaklaştıkça projelerle ilgili tanıtım çalışmaları da hız kazanıyor. Şöyle ki projeyi geliştirmek bir adım tanıtmak ise bambaşka bir adımmış. Çok fazla kulis çalışması yapmanız gerekiyor. Umarım projelerle ilgili tanıtım istediğimiz gibi gider. Öyle sanıyorum ki projelerimize dergilerde - gazetelerde ve sektörde söz sahibi birçok blogda sık sık rastlayabileceksiniz.

Bize tanıtımla ilgili önermek istediğiniz fikirler varsa İstanbulDijital olarak dinlemekten büyük mutluluk duyacağız. Gemi kalkıyor gazamız mübarek olsun! :)
Bu yazı İzmirde Reklam okuyan blog kardeşim Erdal Erdoğdu ya gitsin. Onunda fikirlerini alalım.

Turkcell yeni bir pazarlama baÅŸarısızlığına imza attı bence. Malum ÅŸu billboardlarda gördüğünüz ve muhtemelen sizin de beÄŸenmediÄŸiniz. “Gıt gıt gıdak tarifem sıcak!” muhabbeti. Anlam veremediÄŸim nokta ÅŸu. Hiç mi para harcamıyorsunuz bu reklamlara? Veya çok harcayıp baÅŸarısız iÅŸleri mi taktir ediyorsunuz? Bir baÅŸka ihtimalle bir ajansa güvenip onlar ne derse tamam mı diyorsunuz? Türkiye’nin en büyük mobil iletiÅŸim firmasısınız baylar-bayanlar daha dikkatli davranmak zorundasınız.

Bir reklam kampanyası tasarlayın desek sokaktaki 10 vatandaÅŸtan 9 unun aklına gelebilecek cidden basit bir reklam kampanyası olmuÅŸ Turkcell’in sevimsiz tavuÄŸu. Turkcell Faturalı Hat almayı planladıgım ÅŸu günlerde beni bile soÄŸutmayı baÅŸarabildi bu tavuk. Bu kadar mı antipatik olunur?

Rakipleri turkcell e nazaran daha sıkı reklam kampayalarıyla çıkış yakalarken piyasadaki tecrübesine dayanıp böyle garip reklamlarla yerini perçinlemeye çalışan Turkcell’in baÅŸarılı olabilecegini sanmıyorum.

Ha birde. İnsanımızın milli duygularının canlandığı bir anda bayrak bazlı reklam yapmayı kesmeli şirketler. RTÜK buna bir yasak getirmeli. Cidden kabak tadı veriyor. X şirket adına x milyar bağışlamış olmak bence birşey ifade etmiyor. Hele ki bunu Milliyet anasayfasından okuyabiliyorsam. Yardımın gizli olanı makbuldur. İnsanlar şirketlerini markalarını göz önüne çıkarmak için daha farklı çözümler düşünmeli. Sömürmeye değil fikir yaratmaya çalışmalılar mesela.

Sakın reklamın iyisi kötüsü olmaz demeyin. Spekülasyon farklı birÅŸey bence. Turkcell’in buna ihtiyacı yok.

Milliyet 5 Yıllık Borsa bilançosuKendimi bildim bileli döviz ve borsayı takip ederim. Neden bilmiyorum çok fazla parayla oynadığımdan degil ama zevk aldığım için bunu yapıyorum. Biraz önce Milliyet‘den son 5 yıllık borsa bilançosuna baktım ve cidden ne kadar çok iÅŸin baÅŸarıldığını gördüm. Tabloyu büyütmek için üzerine tıklayınız. Görülen tablo Türkiye’mizin geliÅŸen hacmi. Son 5 Yılda türkiye ne kadar çok büyümüş? Son 5 yılda ne kadar da güvenilen bir ülke olmuÅŸuz. Bu kadar hızlı bir büyümenin Cumhuriyet Tarihimizde görülebildigini sanmıyorum. Göstergelere bakıldıgı zaman biz genç neslin üzerine çok daha fazla yük ve sorumluluk binecek bu belli ama her ÅŸeye ragmen Türkiye için parlak bir gelecek var gibi görünüyor. Haydi Hayırlısı!

Mobile MondayHepinizin bilgidi Mobile Monday toplantılarından bu sezonun ilki gerçekleÅŸiyor. Organizatörlügünü Sevgili Cem Sertoglu‘nun üstlendigi bu toplantıda olacagım eger bir aksilik çıkmazsa. Beklerim sinanata.com sakinlerini. Birer çay ısmarlayabilirim sanırım MoMo dan sonra. 16 Ekim Salı günü maslaktayım anlayacagınız.

Mobile Monday toplantısı ile ilgili detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz

İstanbul toplantısından önce bir prova niteliginde olabilir diye düşünüyorum. MoMo da görüşürüz!

İstanbulDijitalArkadaşlar merhaba nasıl gidiyor hayat? Uzun zaman oldu yazamıyordum bloguma. Ama bir yenilik birkaç ta ekran görüntüsüyle çıkageldim işte. Bu adam buraya yazı yazmıyor da ne yapıyor? Ne işle meşgul yine? gibi soruları aklından geçireniniz vardır elbet. İşte cevabı efenim. Malum hali hazırda 2 girişimimiz bulunuyor sizinde bildiğiniz.

Fakat bunların yanında büyütmem gereken bir - yeni medya(tanıtım) - şirketim var malum. Müşterilerime alışılamış fikirler sunup kısıtlı kadromla tüm müşterilerimi memnun etmem şart.

Joomla! - Wordpress ve benzeri bazı içerik yönetim sistemleri kullanırken birden bir teknoloji üretmenin tam ihtiyacımıza karşılık gelecek bir sistemin sahibi olmanın çok daha faydalı olacağı kanısına vardık.

DeÄŸerli arkadaşım Gürkan Oluç ile birlikte uykusuz geceler eÅŸliginde baÅŸladık kodlamaya o php yazdı ben xhtml(hatta ilk zamanlar komple ajaxladık verimsiz olunca geri döndük falan…) sonunda ortaya nur topu gibi bir içerik yönetim sistemi çıktı. Modüler yapısıyla müşterinin isteklerine göre özellikler( Fotograf Galerisi - Video Galeri - Dinamik SSS - Haberler - Ürünler… ) çıkarıp ekleyebiliyorsunuz. Gürkancığım saÄŸolsun sıkı da bir view yapımız oldugu için xhtml tasarım uygulamak hiç de zor olmuyor.

Her anlamda sevimli bir içerik yönetim sistemimiz oldu yani. Fakat tüm özellikler bir yana sınırsız alt kategori ve sınırsız ürün resmi ile ürünler bölümü cidden tek favorim.

Ne yazık ki şimdilik sadece İstanbulDijital müşterileri bu içerik yönetim sistemini kullanabilecekler. İleride Açıkkod olarak hizmete açılırmı veya bir servis olarak mı çıkar karşınıza bilemem ama şimdilik durumlar bunlar. Bu ürünümüzle kendimize güvenimiz arttı - para kazandık - moralimiz yükseldi - girişimlerimizin hızlanacağından hiç şüpheniz olmasın :)

Meraklısına Tahir Kıran web sitesi projesinden bazı ekran görüntüleri vermekte fayda görüyorum efem…:

IDCMS1IDCMS2IDCMS3

BildiÄŸiniz gibi Türkiye’de sıkça kullanılmayan ve Türkçe eÄŸitim dökümanı sayısı da oldukça az olan Ruby On Rails‘in Türkiye’de henüz merkez sayılabilecek bir noktası yok. Tüm dünyada bu kadar kısa zamanda bu denli kabul gören ve birçok dev projenin tabanını oluÅŸturan bu Framework sizce neden Türkiye’de hala yaygınlaÅŸmadı? EÄŸer tanıtım ve eÄŸitim çalışması düzgün yapılabilirse çok yakında BiliÅŸim Kurslarında dahi eÄŸitimleri verilebilecek esneklik ve geniÅŸliÄŸe sahip bir dil olduÄŸunu biliyorum. Dışarıda elbette çeÅŸitli eÄŸitim ve konferanslar var fakat bence Türkiye’deki çalışmalar ÅŸu an için yetersiz. EÄŸer özveri ile çalışılıp reklamı düzgün yapılabilirse neden “Railsconf İstanbul” olmasın?

PratikliÄŸi, zevkli ve anlaşılır kod yazımı ve güçlü ulusal topluluÄŸuyla dikkat çeken bu dille ilgili bazı fısıltılar geldi kulağıma. Yakında Rails için bir Türkiye oluÅŸumu kurulacağı gibi mesela. Aslına bakarsanız çiçeÄŸi burnunda BiliÅŸim Åžirketi İkinokta Yazılım‘dan Murat Arif Çeliker GeliÅŸtirici Blogu‘nda sürekli Rails ile ilgili bazı küçük ipuçları veriyor. Kulağıma gelen fısıltılar arasında Uzun zamandır Ruby On Rails ile yazılım geliÅŸtiren Murat Arif Çeliker’in yine kendisi gibi genç ve vizyon sahibi(bkz : Gürkan Oluç) bazı yazılımcıları teÅŸvik edip bir Rails TopluluÄŸu oluÅŸturmayı planladığı da var. Hayırlısı artık. YaygınlaÅŸması için elimden geleni yaparak destek olmayı planlıyorum.

Bilmeyenler için duyurmakta fayda var, Murat Arif Çeliker geçtiÄŸimiz günlerde ODTÜ’de Rails ile ilgili bir seminer vermiÅŸti. Murat Arif Çeliker’in Odtü Sunumundan bir kare.

Markettingde başarılı bir isim Seth Godin diyor ki çok yakında insanlar Topluluk Organizatörü(Community Organizer) başlığıyla şirketlerine eleman bakmaya başlayacaklar. İlk iş ilanlarını da kendisinin eklediğini söylüyor.

Bu yeni iş kolunun kimler tarafından kullanılacağı hakkında bir fikriniz var mı? Veya sizce siz Topluluk Organizatörü olabilirmisiniz? Olursanız neler yapmalısınız? Bunu tartışmak istedim.

Bu arada İstanbul Buluşması ile ilgili bir gün belirleyeceğiz arkadaşlar. Şehir içi ve dışından birçok arkadaş gelecek inşallah. Tanışmak ve tecrübe paylaşmak için güzel bir ortam olacağına inanıyorum.

Sonradan Gelen Edit : Buluşmamıza büyük ihtimalle sevgili Volkan Özçelik de katılacak bildirmekte fayda görüyorum :) bu toplantıda Türkiye Web Adamları derneğini kurmakla ilgili fikirler de tartışılacak ilk adımlar atılacak.

Bugün farkettim birşeyi. Web, kullanılabilirlik, yeni oyuncaklar ve sektörden gelişmelerden bahsedersem Feedburner reader sayım artıyor. Fakat işim haricinde hobilerimle ilgili yazarsam birden düşüveriyor. Bunun aksine siteye giren insan sayısında %15 gibi bir artış oluyor. :) Sizce nedir bunun sebebi? Sürekli sektörel yazı mı yazmalıyım? Size danışmazsam olmaz.

Web dünyasında rails ile yaptığı patlamanın ardından çeÅŸitli web ürünlerinde baÅŸarıyı yakalayan. Milyonlarca üye ve sıkı bir ciroya ulaÅŸan 37Signals’in gözbebeÄŸi Getting Real(Gerçekçi Ol) isimli kitabı en nihayet Türkçeye çeviriliyor. Çeviriyi bizzat ben üstleneceÄŸim fakat çeviride bana yardımcı olmak isteyen tüm dostlarım kitabın çeÅŸitli bölümlerini TürkçeleÅŸtirmekte özgürler.

Önemli fikirler ve bir web uygulaması geliştirmekte altın kuralları içinde barındıran bu kitabın Türkiye Webine faydalı olacağını düşünüyorum.

Çevirmek istediÄŸiniz Chapter’leri belirtirseniz ona göre koordinasyon saÄŸlayıp çalışalım arkadaÅŸlar.

Arakdaşlar geçenlerde size bahsettiğim internet tarayıcısı Flock yeni versiyonunu yayınladı. Özellikle medya ürünlerinde ve bloglamada diğerlerinden ayrılan özellikleri ve bu versiyonunda sanırım aldığı yatırımın da etkisiyle daha bir yakışıklı olan tasarımı dikkatimi çekti.

Başarılı bir proje varın kullanın!

Championship Manager oynayanlar bilirler Wonderkid Terimini.(Wonderkid çok erken yaÅŸta parlayan yıldız futbolcu’lara denir.) Bende kendi Wonderkid’lerim için Pazar günü sevgili Ferhat ÖzkaÅŸgarlı ile Bursa’ya gideceÄŸim. İkiside birbirinden deÄŸerli ve baÅŸarılı olacağına inandığım bu yazılımcı arkadaÅŸlarımla geliÅŸtirdiÄŸimiz projeler üzerine muhabbetler edeceÄŸiz ileriye dönük neler yapılmalı neler yapılmamalı bunu tartışacağız biraz. Birde üzerinize afiyet Bursa’ya gidilir iskender yenmez mi? Hiç sanmıyorum. AffetmeyeceÄŸim.

Bu arada hatırlatmış olayım. Bu iki arkadaşımın adını da yakında sık sık duyacaksınız. Türkiye’nin en iyi web giriÅŸimlerinde gece gündüz matematiksel zekalarını zorluyorlar zira.

Murat Arif Çeliker
Gürkan Oluç

Bursa’dan bir isteÄŸi olan varsa bildirsin.


Bir firefox eklentisi kullanıyorum acayip tatlı. Åžu an ondan gönderiyorum bu blog yazısını. Hiç uÄŸraÅŸmıyorsunuz. Günlük firefox’unuzda takılırken iki tıkla blogunuza yazıyorsunuz. Performancing Firefox Blogging Eklentisi

Technorati Tags: , , , , ,

Powered by ScribeFire.

SpockBinlerce kayıt, profil ve detaylı etiket bilgisiyle bana kalırsa önü oldukça açık başarılı bir oluşum spock. Beta test davetiyesini bugün spock gönderdi. İnceledim biraz bende pozitif bir etki yarattı. Cidden kullanması çok kolay resimlerle desteklenmiş, yalnızca bir değil 20 resim hakkı var her nesnenin, bir nesneye bilgi eklemek çok kolay. Ne yazık ki yalnızca 3 davetiye hakkım var.

http://www.spock.com

Mondus’un yöneticilerinden sevgili Cem SertoÄŸlu‘nun blogunda gördüğüm bir linkten geldim bu siteye. İngilizce bir blogpost bir giriÅŸimci olmak yada olmamakla ilgili. Yazarı ise cidden giriÅŸimcilik, ve yatırımcılık konusunda tecrübeli bir isim. Netscape, Opsware ve son olarak Ning gibi projelerin içinde bulunan bir isim, Marc Andreessen.

Marc AndreessenBenim sizinle paylaÅŸacağım ise Marc’ın yazdığı bir seri. Bir giriÅŸimci olmak ve olmamakla ilgili bir seri. Bence eÄŸer ingilizceniz varsa biraz hele ki son günlerde Google, Youtube Success ler okuyup “Aman bende bir web projesi sahibi olayım” diyenlerdenseniz mutlaka ama mutlaka okumalısınız. EdindiÄŸi enteresan tecrübelerden bahsediyor Marc. İlk bölümün en hoÅŸuma giden bölümü ise riskleri sayarken “Will your key user interface designer quit and go to Google? And on and on and on…” demesi.
Son olarak 3. bölümü yayınlandı bu serinin. İlkinden başlayıp bir göz gezdirin mutlaka. Siz ilkini okurken bende diğer bölümlerini okuyayım.

JonKenPonJaponya, tokyo merkezli bir tasarım ajansı. Böyle merkezli falan diye süslü cümleler kurduÄŸuma bakmayın aslında bir merkezi vs yok. Bir nevi designhouse jonkenpon. İsminin anlamı da bir o kadar komik, sevimli bana kalırsa. jonkenpon japoncada hani ÅŸu hepimizin küçükken oynadığı kaya,makas,kağıt oyunu vardır ya, iÅŸte o. Aynı zamanda jonkenpon’un iki kurucusunun ismi. Jon yani Yongfook  , Ken ve Pon.

Jon ve Ken gerçek isimler, bu markanın yaratıcıları. Çalışmalarını beraber yürütüyorlar ve ikiside mac hayranı.(Son günlerde gördüğüm tüm başarılı web projeleri macde yapılmış artık sempati duymaya başladım yakında edinirim birtane.)

Bloglarında rastladığım iş ilanı ise beni güldürdü. İki kişilik bu tasarım ajansının üçüncü üyesini yani Pon u arıyormuş jonkenpon. Eğer pon olmaya adayım diyorsanız bir başvurun derim.

Çok başarılı web uygulamaları ile internet dünysını daha eğlenceli hale getiren bu şirketi cidden yakından takip ediyorum. Bence eğer weble alakalı iseniz mutlak sizde edin.

Ürettikleri bazı projeler;

opensourcefood.com - Daha önce size tanıttığım yemek tarifi portalı. Çok başarılı resimler ve sıcak ortamıyla cidden tutum.
pikki.jp - Sisteme üye oluyorsunuz. Size isminiz@pikki.jp isimli bir e-mail veriliyor bu adrese telefonunuzla e-mail attığınız her resim pikki profilinize ekleniyor. İsterseniz gün gün photoblog tutabiliyorsunuz. Bence çok başarılı.
haikuplanet.jp - Haiku edebiyatı(umarım yanlış değildir.)
8apps.com - 37Signals benzeri bir uygulama. İş ve sosyal yaşamlarla ilgili başarılı web projeleri üretiyorlar bence sizde bir inceleyin. Henüz üyelik yalnızca davet ile veriliyor ben edinince isteyenleri invite edicem sahibiyle görüşüyorum şu sıra.