Seri İnternet Girişimcisi

Kim olduğu pek önemli değil. Aslında kritik bir mesele de değil ancak profesyonel anlamda iyi niyetle biriyle konuşmanız gerekiyor. İş teklifi veya rica gibi düşünebilirsiniz. Daha önce tanışmadığınız biriyle, bayan-erkek tutumun değişeceğini pek sanmıyorum. (eski-yeni) Bir arkadaşımla konuşurken bunun geyiği döndü. Damdan düşmenin tam benim stilim olduğundan bahsederken arkadaşım da bu stilin daha heyecanlı olduğunu söyledi. Sonrasında bu başlık çıkıverdi aklımdan. Yazmayacaktım ama sorayım dedim merak ediyorum çünkü.

Konuşmayı önceden planlamak, elde doneler tutmak, kontaktlar vasıtasıyla konuşmaya girmek mi daha mantıklı? Yoksa olduğu gibi ademoğlu ahmet-mehmet neyse işte kendini tanıtıp işi anlatmak mı?

Ben günlük hayatta zaten onlarca tanımadığım insanla görüşüyorum işim gereği ve damdan düşmek tam benim stilim. Hakkaten eğlenceli ve 99% sonuç verir. En samimi olanın o olduğuna inanıyorum ben. Benim asıl merak ettiğim nokta şu. Birsürü farklı insan fıtratı olduğundan hiç şüphe yok. Derler ya 1001 çeşit insan var diye. Sözün özü benzer şartlarda siz olsanız nasıl konuşurdunuz?

Enteresan. Oldukça baÅŸarılı bir kısa film. Özellikle kadın oyuncunun yeteneÄŸi sırtlıyor tüm filmi. Çok hoÅŸuma gitti. BitiÅŸ sahnesindeki o çaresizlik müthiÅŸ. Konuyu ise sormayın gitsin…

İşlere yoğunlaşmak. Konsantrasyon. Zaman takibi. Projeler. Tasarım. Tahsilat. İşle ilgilenmeyen biri için cidden sıkıcı terimler değil mi hepsi? İşte bu benim hayatım!

Neden bilemiyorum ama sanırım yazılımcılarla bir ortak yanımı buldum. Bizim sektörde belki de birçok insan yaşıyor bu sorunu. Birkaç ayda bir birkaç gün konsantrasyon sorunu yaşarsınız. Tasarımcıya ilham gelmez. Programcının canı kod yazmak istemez. Öyle garip bir mesele işte. Hatta belki de tüm insanlar yaşıyor. Çok fazla kişiyle tartışmadım konuyu.

Her zamankinden fazla düşünürsünüz o zaman diliminde. Ama sadece düşünürsünüz. Karar vermez işleme koymazsınız. Dedim ya. Sadece düşünürsünüz.

Ama konsantrasyonu sağlamak şart. Hayaller, düşünceler değil eller, insanlar yapacak çünkü işi. İş var ve bitmesi gerek.

Öyle sanıyorum ki ticaretle uğraştıkça değişiyor insan, farklılaşıyor. Daha bir gerçekçi olmayı öğreniyor. Hayallerini arka cebinde saklamayı iyi beceriyor. Sanırım hedefe ancak böyle yürünüyor. Bir çok zaman duygulara bile yer olmuyor. Yer yer yürüyor, yer yer koşuyoruz ve ne yazık ki bazen de yerimizde sayıyoruz. Allah sonumuzu hayretsin efem! Geriye gitmiyorsak sorun yok. Duanızı esirgemeyin :)

Kardeşim Erdal Erdoğdu yeni bloglayanlara yol haritası olabilecek nitelikte güzelbir yazı hazılamış. Eğer blog dünyasında yeniyseniz bir göz gezdirin derim. Kısa bir sürede blog trafiği benimkini geçti :)

Mobile MondayHepinizin bilgidi Mobile Monday toplantılarından bu sezonun ilki gerçekleÅŸiyor. Organizatörlügünü Sevgili Cem Sertoglu‘nun üstlendigi bu toplantıda olacagım eger bir aksilik çıkmazsa. Beklerim sinanata.com sakinlerini. Birer çay ısmarlayabilirim sanırım MoMo dan sonra. 16 Ekim Salı günü maslaktayım anlayacagınız.

Mobile Monday toplantısı ile ilgili detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz

İstanbul toplantısından önce bir prova niteliginde olabilir diye düşünüyorum. MoMo da görüşürüz!

İstanbulDijitalArkadaşlar merhaba nasıl gidiyor hayat? Uzun zaman oldu yazamıyordum bloguma. Ama bir yenilik birkaç ta ekran görüntüsüyle çıkageldim işte. Bu adam buraya yazı yazmıyor da ne yapıyor? Ne işle meşgul yine? gibi soruları aklından geçireniniz vardır elbet. İşte cevabı efenim. Malum hali hazırda 2 girişimimiz bulunuyor sizinde bildiğiniz.

Fakat bunların yanında büyütmem gereken bir - yeni medya(tanıtım) - şirketim var malum. Müşterilerime alışılamış fikirler sunup kısıtlı kadromla tüm müşterilerimi memnun etmem şart.

Joomla! - Wordpress ve benzeri bazı içerik yönetim sistemleri kullanırken birden bir teknoloji üretmenin tam ihtiyacımıza karşılık gelecek bir sistemin sahibi olmanın çok daha faydalı olacağı kanısına vardık.

DeÄŸerli arkadaşım Gürkan Oluç ile birlikte uykusuz geceler eÅŸliginde baÅŸladık kodlamaya o php yazdı ben xhtml(hatta ilk zamanlar komple ajaxladık verimsiz olunca geri döndük falan…) sonunda ortaya nur topu gibi bir içerik yönetim sistemi çıktı. Modüler yapısıyla müşterinin isteklerine göre özellikler( Fotograf Galerisi - Video Galeri - Dinamik SSS - Haberler - Ürünler… ) çıkarıp ekleyebiliyorsunuz. Gürkancığım saÄŸolsun sıkı da bir view yapımız oldugu için xhtml tasarım uygulamak hiç de zor olmuyor.

Her anlamda sevimli bir içerik yönetim sistemimiz oldu yani. Fakat tüm özellikler bir yana sınırsız alt kategori ve sınırsız ürün resmi ile ürünler bölümü cidden tek favorim.

Ne yazık ki şimdilik sadece İstanbulDijital müşterileri bu içerik yönetim sistemini kullanabilecekler. İleride Açıkkod olarak hizmete açılırmı veya bir servis olarak mı çıkar karşınıza bilemem ama şimdilik durumlar bunlar. Bu ürünümüzle kendimize güvenimiz arttı - para kazandık - moralimiz yükseldi - girişimlerimizin hızlanacağından hiç şüpheniz olmasın :)

Meraklısına Tahir Kıran web sitesi projesinden bazı ekran görüntüleri vermekte fayda görüyorum efem…:

IDCMS1IDCMS2IDCMS3

Başlıkta ismini belirttiğim bence başarılı ve genç Türk Web Adamı. Geçmiş çalışmalarına ve mevcut projelerine bakıldığında bazı şeyleri aştığı belli oluyor.

Geçenlerde farkettiğim bir başka durum ise sürekli takip ettiğim ReadWriteWeb de yazar olduğunu öğrenmem. Kendisine projelerim ile ilgili danışıp danışamayacağımı sorduğumda tecrübelerini paylaşmaktan çekinmemesi çok sevindirici.

Çok fazla tanınmadığını düşündüğüm için bu yazıyı yazma kararı aldım. Çalışmalarında kendisine başarılar dilerim.

İçinde bulunduÄŸu bazı oluÅŸumlar…: (Benim BildiÄŸim)

Cem SertoÄŸlu ile ortak giriÅŸimleri Grou.ps

Yönetiminde Türk çalışanların da olduğu anlam bazlı arama motoru Hakia

İstanbulDijital Bursa çıkarmasını ennihayet gerçekleÅŸtirdik. Feribot cidden güzel bir icatmış yeni farkettim. Gerçi Ferhat abinin ÅŸahane klavuzluÄŸu da olmasa daha güzel olacaktı ama olsun o kadar. Tam Ferhat abi Bursa esnafı gibi “ben buraları komple biliyorum” deyip bir mechule sürüklerken saÄŸolsun Gürkan gelip kurtardı.
Gürkan ve Murat‘la üzerinde çalıştığımız projelerimizi tartışma imkanımız oldu. Daha da önemlisi Gürkan ve Murat’ı tanıştırma imkanımız. Murat’ın Gürkan’a abilik edeceÄŸinden şüphemiz yok artık ;). Türkiye web’ine neler katabileceÄŸimizi tartıştık. Neler yapabiliriz neler yapmalıyız ı konuÅŸurken konu konuyu açtı. “Söz vediÄŸim gibi hepinizin yerine İskender ve Kestane Åžekeri yedim tabi üzerinize afiyet.”

Bir seneye kalmaz kitap yazar bu çocuklar. Sonra “yok efendim sen bize söylememiÅŸtin” , “bizi uyarmamıştın” demeyin. Deyim yerindeyse Imba yazılımcı olurlar. Imba ne demek mi? Onu da siz bulun.
Tekrar söylüyorum. Eğer gelişme bu şekilde devam ederse Türkiye ve Dünya internet sektörü çok yakında tanır bu isimleri ;)

DiÅŸlerimi dahi sayabileceÄŸiniz bir resmim var buyrun…; Read the rest of this entry »

SpockBinlerce kayıt, profil ve detaylı etiket bilgisiyle bana kalırsa önü oldukça açık başarılı bir oluşum spock. Beta test davetiyesini bugün spock gönderdi. İnceledim biraz bende pozitif bir etki yarattı. Cidden kullanması çok kolay resimlerle desteklenmiş, yalnızca bir değil 20 resim hakkı var her nesnenin, bir nesneye bilgi eklemek çok kolay. Ne yazık ki yalnızca 3 davetiye hakkım var.

http://www.spock.com

Sadri AlışıkBugün bir link sayesinde gördüğüm bir youtube linkinde izledim Sadri Alışığı. Aslında hepimizin çocuklunda izlediği filmlerden biri. Baktımda ne kadar çok şey değişmiş. Şimdiki diziler prodüksiyonlarla o zamanki çalışmalar arasında ne kadar çok fark varmış.

Hele oyunculuk. Sadri Alışığın oyunculuğu zaten aşmış bazı şeyleri söz söylemeyene hacet. Karakterler, olaylar, sözler. Özellikle senaryo inanılmaz başarılı. (müzikal için aynı şeyi söyleyemesemde.)

Video üzerindeki yorumların da ortak fikri olan “KeÅŸke Sadri Abi Oyunculuk DersiMujgan VerseymiÅŸ!” Filmlerinde gerçekten aÄŸladığı söylenir Sadri Alışığın. Gördüm hoÅŸuma gitti sizde izleyin dedim.

Filmin kapanış sahnesinden beni güldüren bazı öldürücü cümleler :) (Evde Denemeyiniz.)

“Elleri ufacık, gözleri dört defa lacivert. ”

“Paraya gitti abicim paraya.”

“Çantana da koy sen aldığın o kocayı.”

Åžaşırm“Hatırladın demek o sahil kahvesini bu elli kuruÅŸluk gazozu.”

“Nasıl unuturum? - Nasıl unutmazsın sen ki hususi arabayla atlas yorgan sırmalı fistan uÄŸruna herÅŸeyi yıkıp gitmiÅŸ bir Müjgansın?” <-- Bu benim favorim :)

“Yeter tabi yeter ÅŸaka söylemiÅŸtim zaten…”

Youtube Linki

Arkadaşlar konuyu hiç uzatmayacağım yüzlerce blogda zaten okumuş olmanız muhtmel ki Mynet bir lisans hakkı çiğneyerek Wordpress deki açık kod tutkunlarının geliştirmiş olduğu yazılımı sanki kendi ürünüymüş gibi insanlara sundu ve hiçbir kaynak belirtmedi ürünün onlara it oluşuyla ilgili. Bu bir ayıptı Türkiye İnterneti için evet.

Ama bir de ÅŸu açısından bakalım bu meseleye sizce yüzlerce binlerce blogda “mynet blog” servisinin reklamının yapılması onlar için kazanç mıdır kayıp mı?(Bu meselenin bilinçli olarak reklam amaçlı yapıldığını da düşünmüyor deÄŸilim bazen.)

Dikkat ettiyseniz bu kadar tepkiye rağmen mynet blog hiçbir düzeltme yapmadı. İhlal ettiği maddelerle ilgili bir açıklama bir özür vs gelmedi. Yani bir nevi biz işimize bakarız dendi.

Bende sizlere bloglarınınızda mynet ismini sürekli duyurmaktansa logo, isim ve linkerin tamamını kaldırmanızı ve mynet e viral reklam sağlamamanızı öneriyorum kötü bile olsa tepkilerinizin tamamını linksiz ve logosuz hatta yalnızca ima ile yapmanız bir internet markasını uyarmanın en keskin yoludur.

EÄŸer bu ayıp devam ederse bloglarınızda mynet servislerinin kullanılmaması gerektiÄŸi ile ilgili yazılar yazın, kendi kitlelerinize mynet harici baÅŸarılı alternatifler sunun ve o servisleri kullanmalarını saÄŸlayın. Böylelikle belki onlar da açık kod’a emeÄŸe saygı göstermeyi öğrenirler.

Tasarım ajansım İstanbulDijital’i uzun uÄŸraÅŸlar sonucu taşıdık ve ennihayet çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam etmeye baÅŸladık. Sıcak sıcak taşınma iÅŸlemimiz biter bitmez en doÄŸal haliyle sıcak bir yaz gecesi ajansın resmini çektik. Her ne kadar 3 numaralı arkadaşım yayınlanmasını istemese de. İşte FotoÄŸraf :

İşte İstanbulDijital’in kaliteli iÅŸleri bu insanların ellerinden çıkıyor. Aşırı sıcak bir günde çalışmaya çalışan insanlar…

İstanbul Dijital - Headquarters

1 - Veysel Kara | Animasyon ve Görsel Tasarım

2 - Ferhat Özkaşgarlı | Yatırım ve Proje Yöneticimiz

3 - İbrahim Yıldırım | Proje Yöneticimiz

Bir süre çok yoğun olacağım değerli arakdaşlarım. Bir 3-5 gün sanırım herhangi bir aktivite gerçekleştiremeyeğim hem iş hemde yakında sizlere gururla sunacağım birkaç projem yüzünden şu 3-5 gün tabir caizse hayattan kopmam gerekiyor. Görüşmek üzere!

Bugün flock indirip kurdum. Bakalım ilk izlenimlerim gayet baÅŸarılı. Sanki mac kullanıyormuÅŸum gibi. Görüntü konusunda da elit güzel bir hava veriyor ilk bakışta. EÄŸer kullanmaya devam edersem size bildireceÄŸim yenilikleri. Ama ilk gözaÄŸrım firefox‘umdan vazeçmedim.

Blogged with Flock

Disk kotamı aştığımın farkına varmamam üzerine bir süre için e-mailler bana ulaşmadı. Cevapsız maili olanlara duyrulur. Eğer bu süre zarfı içerisinde bana e-mail attıysanız lütfen terkrar deneyin.

Görüşmek üzere!